Birbirinden riskli iş kalemlerini barındıran, risklerin her bir projede farklılık gösterdiği inşaat sektöründe, işçi sağlığı ve iş güvenliği en fazla önemsenmesi gereken konuların başında yer almaktadır. Resmi rakamlara göre yılda yaklaşık 350 işçinin yaşamını yitirdiği inşaat sektörü, ölümlü kazalarda istihdamdaki toplam payının neredeyse
üç katı oranında paya sahiptir. Aynı şekilde sürekli iş göremezlikle sonuçlanan kazalarda da madencilik iş koluyla birlikte ilk sıralarda yer almaktadır.
İnşaat sektöründe çalışan işçilerin büyük bir kısmı vasıfsız ve eğitimsiz olup, eğitim faktörü her zaman geri planda kalmaktadır. Ayrıca sektörün bir tarafını oluşturan işverenler ve müteahhitlerin büyük çoğunluğu açısından işçi sağlığı ve iş güvenliği baret ve emniyet kemeri gibi basit kişisel koruyucular olarak algılanmaktadır. İşçi sağlığı ve iş güvenliği alanında bilimsel olarak yapılan çalışmaların, şantiyelere yansıması aynı ölçüde olamamaktadır.
Öte yandan ülkemizde de iş güvenliği planlarının tam anlamıyla yapılmıyor olması, çalıştırılan işçilerin vasıfsız ve süreksiz olması ile birleşince, meydana gelen iş kazalarının sayısı ve şiddeti artmaktadır. Bunun yanı sıra barınma koşullarının yetersiz olması da sağlık sorunlarını ortaya çıkarmaktadır.
İMO Çanakkale Şubesi tarafından yürütülen bu sempozyumda , inşaat sektöründe işçi sağlığı ve iş güvenliği konusuna dikkatlerin çekilmesinin yanı sıra, bu alanda yapılan bilimsel çalışmaların kamuoyu ile paylaşılması ve bu konuda çalışma yapan akademisyenler ile uygulamacıların bir araya getirilmesi amaçlanmaktadır. İşçi sağlığı
ve iş güvenliğinin temel insan hakkı olduğu gerçeğinden hareketle bu sempozyumda meydana gelen iş kazalarının nedenleri, alınması gereken önlemler, bu konuda yapılan güncel bilimsel çalışmalar, uygulamalardan örnekler ile bu alandaki bilgi ve bilinç düzeyini artırılması ve iyileştirici önlemleri tartışmak için verimli bir ortam yaratılması hedeflenmektedir.